Çeviride Yeni Yönelimler

13 Oca Çeviride Yeni Yönelimler

Şirketimiz CEO’su Dilek Yazıcı’nın Yıldız Teknik Üniversitesi 2013 Çeviride Yeni Yönelimler panelindeki konuşma notları:

Çeviri dünyasında iş ortamları ve günümüzde ihtiyaç duyulan çevirmen profilleri

Çeviriyle ilgili iş ortamlarında bugün en çok konuşulan iki konu :

  • Teknolojik gelişmeler
  • Bu gelişmelere bağlı olarak aranan çevirmen profili

Her disiplinde her alanda yeni yönelişler dediğimizde işin içine muhakkak teknolojik gelişmeler giriyor. Çeviri dünyasında da artık iş ortamı dediğimiz zaman çevirideki teknolojik gelişmelerden bahsetmemek imkansız.

Çeviride teknolojik gelişmeler :

Çevirideki teknolojik gelişmelere baktığımızda: endüstriyel çeviri yapanların uzun zamandır kullandıkları CAT tools dediğimiz bilgisayar destekli çeviri araçları mevcut. Konunun içinde olanlar zaten bunların neler olduğunu biliyorlar. Ancak belki bu mevcut bellek araçlarının güncellemelerinde neler var, ona bakabiliriz:

– Tüm programların adapte edilebildiği tool’dan tool’a aktarma yapılabilen, yalnız kendi yazılımını kullanmaya değil diğer yazılımlarla da uyumlu çalışabilen araçlara doğru bir gidiş var dil teknolojilerinde. Bu tabii çevirmenin işini ve çeviri projesinin yönetimini kolaylaştıran bir ilerleme.  Daha geniş bir hareket kabiliyeti ile tüm işlerin bir programdan yapılması söz konusu.

-Bir yandan yeni dil teknolojilerinin üretilmesine devam ediliyor. Son zamanlarda bulut bilişim ön plana çıkıyor. Bulut çeviri şimdilik firmaların, serbest çevirmenlerin rahatlıkla kullanabileceği kullanımı kolay, basit ve oldukça ucuz bir çözüm olarak görünüyor.  Global firmaların işlerinin ayrılmaz bir parçası olan çeviri yönetimini en ucuz basit şekilde çözümlemek için başvurdukları bir araç aynı zamanda. Gerçi teknik sorunlarını tam çözebilmiş bir sistem değil. Hala teknik eksiklikleri mevcut. Gene de dil teknolojileri arasında yerini almış durumda. Bulutta yapılan çevirinin güvenlik sorunu var mı? İrdelemek lazım. Sonuçta tüm bilgileri confidential olan bir firmanın çeviri işini bulutta, ana kapısının anahtarı sizde olmayan bir odada yapıyor ve kapıyı kapatıp gidiyorsunuz. Ana kapının anahtarına sahip olan istediği zaman o odaya girebilir, ne yapıldığını görebilir. Bu kimi bağlar? Bu tür etik sorular mevcut. Bu soruları bulut sağlayıcılarına yönelttiğimizde ise cevapları e-maille gönderilen işlerde de aynı şeyin söz konusu olduğunu, yahoo veya google’ın istediği an aynı şeyi yapabileceği şeklinde. Bu da doğru.  Şimdilik biraz çok bilinmeyenli bir denklem gibi ama hangi yenilik öyle değildi ki !

– Yeni yönelişlerde ve özellikle batı dilleri çiftleri arasında Makine Çevirisi çok gündemde. Çeviri şirketleri ve çevirmen makine çevirisinin neresinde yer alıyor? Makine çevirisi yapan çevirmen bizim bildiğimiz, tanımını Çevirmenlik Meslek Standardında yaptığımız çevirmen midir? Yoksa başka bir tanım mı gerekir bu uygulamayı kullananlara? Örneğin ben teknik lokalizasyon işleri yapan, diyelim yazılım yerelleştirmesi yapan kişilerin “çeviri operatörü” olarak anılmasından yanayım. Ya da çevirmen tanımının toptan değiştirilmesinden yanayım. Oralarda çevirmen dil becerilerini değil teknik becerilerini konuşturuyor… Onun için makine çevirisi dahil dil teknolojilerinin çevirmenin ve çeviri şirketlerinin tanımını /kimliğini hızla farklı bir biçime dönüştürdüğünü gözlemliyorum.

(Kısaca çeviri işletmelerinde yeni yönelişlere adapte olmak için şu anda yapılan şey dil teknolojilerini takip etmek, hergün yenisi çıkan bu teknolojilerinden kendisine en uygun olanı edinmek ve müşterinin eğilimlerine göre gerekli esnekliği göstermekten ibaret.

Buna paralel olarak çevirmenlerin, redaktörlerin, editörlerin de bu gelişmelere ayak uydurması bekleniyor. )

 

Buradan belki bu gelişmelere paralel olarak aranan çevirmen profiline geçebiliriz.

Günümüzün çevirmeninde aranan özellikler kısaca şöyle:

– Anadiline ve ikinci diline tam anlamıyla hakim olması

– Uzmanlık alanları edinmiş olması

-Arandığında ulaşılabilir olması,

-tüm bilgisayar destekli çeviri araçlarında çeviri yapabilecek beceriye sahip olması, yeni dil teknolojilerine hızlı adapte olması. Teknolojiyi ne zaman ve nasıl kullanacağını bilmesi.

-piyasa koşullarından haberdar olması ve dolayısıyla doğru fiyata çeviri yapıyor olması.

Bu ideal bir çevirmen portresi.

Ama ideal başka gerçek başka. Burada yüzümüzü üniversitelerin çeviribölümlerine çevirmemiz gerekiyor.

Çeviribölümü öğrencilerinin, çevirmen adaylarının çeviri endüstrisinin ihtiyaçlarını karşılayamaması konusu sık sık gündeme gelen bir konu.

Bu geçen hafta benim de katıldığım Münih’te yapılan ELIA (Avrupa Dil Endüstrileri Birliği) nin toplantısındaki oturumlardan birinin konusuydu.

Avrupa’daki çeviribölümlerinden mezun öğrencilerin Avrupa ülkelerinde yerleşik çeviri şirketlerinde istihdam edilmesinde karşılaşılan sorunlar tartışıldı.

Çeviri bölümü mezunlarının istihdamında karşılaşılan en önemli sorunlar sırasıyla:

  • Anadillerine tam hakim olmamaları
  • İkinci dile hakim olmamaları
  • Herhangi bir alanda uzmanlıkları olmamaları
  • CAT tools, bilgisayar destekli çeviri araçlarını kullanamamaları

Bu ortak sorunların çözüme ulaştırılmasına yönelik olarak ELIA ve Avrupa Birliği Çeviri Genel Direktörlüğü ortaklaşa bir çalışma başlattı.

Belki konuşmamı burada noktalayıp, bir dahaki söz hakkımda bu konuya ve dijital teknolojideki gelişmelerin çeviri şirketlerini ve dolayısıyla çevirmenleri nasıl etkilediği konusuna değinmem daha doğru olur.

 

Daha geniş bir perspektiften istatistiki bilgi:

2012 itibariyle yeryüzünde hergün 2.5 zettabayt (quintillion byte) data üretilmekte.

2.5×10 üzeri 18.

2020’de ulaşılacak veri miktarı, 2009’un 44 katı olacak.

Sosyal web / medya ve mobil teknolojiler, mobil uygulamalar gibi günlük – anlık güncellemeler yapılan bilgi/eğlence/haber tüketimine yönelik bir mecradan bahsediyoruz.

 

Örneğin:

-Herhangi bir global kurumun websitesinde akan günlük borsa haberleri

-Diyelim; cartoon network’de yayınlanan bir çizgi filmin websitesinde veya oyun sitesinde kimbilir kaç dilde günlük olarak güncellenen dijital içerikten bahsediyoruz.

-Evet, dünyada elektronik ortamda artan içerik hacmi, çeviri hacminin de arttığını gösteriyor.

Günlük çeviri içerik tüketimi çeviri kalitesini nasıl etkiliyor bu ayrı bir konu.

 

Çeviri hacmi artıyor. Ama çeviri hacminin artması çeviri kalitesinin artması anlamına gelmiyor. Sadece daha fazla içerik üretiliyor ve bunların hızla çevrilmesi gerekiyor.

Global firmaların hergün güncelleme yapılan web siteleri, mobile apps dediğimiz cep telefonu uygulamaları (bunlar da neredeyse iki günde bir güncelleme yapıyor), bilgisayar oyunları ve bunların bağlantılı diğer uygulamaları. Buralarda başka bir çeviri anlayışı hüküm sürüyor. Diyelim  cartoon network çizgi film kanalının web sitesinin çevirisini yapıyorsunuz. Tabii artık bu çeviri değil lokalizasyon oluyor. Hergün güncellenen flash digital banner content dediğimiz dijital banner içerikleri veya güncel haberleri içeren akan yazılar var.  Burada çeviri hizmeti tedarikçisinden yalnız o içeriğin o çizgi film kanalının özel ifadeleri, terimlerini lokalleştirerek çevirmekten öte o dijital içeriğin teknolojik olarak da ilgili kanalın yerel websitesinde yayınlamaya hazır şekilde çevrilmesi bekleniyor. Yani çeviri tedarikçisi çevirinin ötesinde istenilen teknolojik altyapıya da sahip olarak istenilen her türlü program, yazılım ve donanıma sahip olmalı ki böyle anlık, günlük işleri istenilen zaman dilimi içinde teslim edebilsin. Tabii çevirmenin de tüm bunlardan haberdar, bilgili ve eğitilmiş olması bekleniyor. Çevirmen adayları, öğrenciler bu eğitimi bu bilgiyi nereden nasıl alacaklar?

Türkiye’de yerleşik çeviri şirketlerinin de paylaştığı bu sorunların giderilmesi için ELIA Avrupa Birliği (Directorate General For Translation ) Çeviri Direktörlüğü ile işbirliği içinde bir çalışma geliştirmeye başladı. ELIA da kurulan insiyatif komitesinde ben de görev almış durumdayım. 5 yıllık bir planla üniversitelerin çeviri bölümlerinde çeviri endüstrisine ya da daha doğru bir deyişle günümüzde endüstri, teknoloji, hukuk, finans ve tıp alanlarındaki gelişmelere yönelik çeviri ihtiyacını karşılayacak çevirmenlerin yetiştirilmesi için ne yapılabileceği üzerinde bir yol haritası çizilerek üniversitelere tavsiye edilecek.

Burada kişisel görüş olarak en son şunu söylemek istiyorum. Çeviribölümlerinin günümüz ihtiyaçlarına yönelik çevirmen yetiştiremediğinden şikayet ederken, çeviri tedarikçileri olarak çeviri işletmelerinin de günümüzün teknolojik gelişmelerine yetişemediği bir gerçek. Global firmalar da çeviri işletmelerinin kendi ihtiyaçlarına yeterli yanıt veremediğinden şikayetçi.

İlerleme, gelişme nedir? Dünyada bir grup insanın geleceği kurgulayıp yarattığı, diğer bir grup insanın da kurgulanan bu geleceğe ulaşmak için çalışıp durduğu bir düzenek.

Bu düzenek içinde yer alacak çevirmenlerin, işlerinin doğası gereği yeniliklere en hızla adapte olabilen, hızlı düşünen, esnek hareket edebilen bir yapı geliştirmeleri gerekiyor ki galiba mesleğin çıkmazı da burada: dil yeteneği gelişmiş insanlar teknolojik sorunlarla uğraşmak istemiyorlar, bu alanlarda beceri geliştirmekte zorlanıyorlar.

Son olarak, teknoloji artık günümüzde hızlı üretilen hızlı tüketilen bir meta ise o zaman bugün mevcut olan teknoloji yarın olmayacak. Ama çevirmenlere her zaman ihtiyaç olacak.